+90 (212) 633 21 21

İstanbul sürprizlerle dolu, bu yüzden lütfen bu büyüleyici şehri keşfetmek için yeterli zaman ayırın!

Tüm Resepsiyon personelimiz İngilizce konuşur ve İstanbul turları rezervasyonu konusunda size yardımcı olmaktan, birçok turistik mekana bir harita ve yol tarifi vermekten ve yemek seçenekleri ve en iyi alışveriş mekanları hakkında tavsiyeler ve ipuçları sunmaktan mutluluk duyarlar.

Bu büyüleyici metropolde geçirdiğiniz zaman ister uzun ister kısa olsun, Eski Şehir'de görülecek çok şey var ve aşağıdaki yerler otelden birkaç dakikalık yürüme mesafesindedir. Kendi kendinize rehberlik etmek, Küçük Grup Turuna katılmak veya saygın ve bilgili Özel Rehberlerimizden birinin hizmetlerinden yararlanmak isteyebilirsiniz.

Sultanahmet'in Ötesinde:
Tramvaya binin veya Galata Köprüsü'nden Beyoğlu'na yürüyün ve Galata Kulesi'nin tepesinden 360 derecelik eski ve yeni İstanbul manzarasına hayran kalın - Boğaziçi Köprüsü, antik yarımada, Süleymaniye Camii ve yakın zamanda tamamlanan Metro Köprüsü. Kulenin dibindeki Arnavut kaldırımlı sokaklarda dolaşın ve daha sıra dışı dükkan ve galerilerden bazılarını araştırın.

İstiklal Caddesi boyunca Taksim Meydanı'na yürüyün, çok sayıda alışveriş mağazasında perakende terapinin tadını çıkarmanın yanı sıra birçok sokak çalgıcısını dinlemek için rota üzerinde durun. Aç veya susuz hissederseniz, yemek seçenekleri sınırsızdır.
Hayatın daha rahat olduğu Asya yakasında Kadıköy'e vapura binin. Bazı mükemmel kafelerde bir kahvenin tadını çıkarın veya daha önemli bir şey için ünlü Ciya Sofrası'nda çeşitli Mezelerin tadını çıkarın. Ayrıca vapura binip Marmara Denizi'ndeki Adalar'a gidebilir, at arabasıyla Büyükada'ya inebilir, ardından deniz kıyısındaki kafelerden birinde deniz ürünleri ziyafeti çekebilirsiniz.

Pierre Loti'ye bir otobüs veya taksiye binin ve Haliç'in muhteşem manzarasını seyrederken kafede bir çayın tadını çıkarın.

Sarayların, gösterişli sayfiye evlerinin ve hakim Rumeli Hisarı'nın kıyılarında sıralandığı Boğaziçi'nde gezmeden İstanbul'u gezmeden olmaz. İster sabah/öğleden sonra gemi yolculuğuna ister 2 saatlik daha kısa bir seçeneğe karar verin, hayal kırıklığına uğramayacaksınız.
Tamamen farklı bir şey için yeni Marmaray trenine binin ve Avrupa yakasında Serkeci'den Boğaz'ın altından bir tünel ile Asya yakasında Üsküdar'a gidin. Temiz hava almak için feribotla Avrupa yakasına geri dönün!

Müzeler:
Çok sayıda müze var ama en popülerleri Tophane'de İstanbul Modern, Hipodrom'da Türk ve İslam Eserleri, Topkapı Sarayı bitişiğindeki Arkeoloji Müzesi, Beyoğlu'nda Pera Müzesi ve Kariye Müzesi.

Hamam veya Türk Hamamı ziyaret etmeden Türkiye ziyareti tamamlanmış sayılmaz. Eski kubbeli çatıların altında buharlı, kuvvetli bir ovma ve zeytinyağı sabunu ile yıkamanın ardından tamamen yenilenmiş ve temizlenmiş hissedin.

Topkapı Sarayı 

Topkapı Sarayı, İstanbul Sarayburn ... devamı - Close

Topkapı Sarayı, İstanbul Sarayburnu'nda, Osmanlı İmparatorluğu'nun 600 yıllık tarihinin 400 yılı boyunca, devletin idare merkezi olarak kullanılan ve Osmanlı padişahlarının yaşadığı saraydır. Bir zamanlar içinde 4.000'e yakın insan yaşamıştır.

Topkapı Sarayı Fatih Sultan Mehmed tarafından 1478’de yaptırılmış, Abdülmecit’in Dolmabahçe Sarayı’nı yaptırmasına kadar yaklaşık 380 sene boyunca devletin idare merkezi ve Osmanlı padişahlarının resmi ikametgahı olmuştur. Kuruluş yıllarında yaklaşık 70.000 m.² lik bir alanda yer alan sarayın bugünkü alanı 80.000 m² dir.Topkapı Sarayı , İstanbul Sarayburnu'nda, Osmanlı İmparatorluğu'nun 600 yıllık tarihinin 400 yılı boyunca, devletin idare merkezi olarak kullanılan ve Osmanlı padişahlarının yaşadığı saraydır.Bir zamanlar içinde 4.000'e yakın insan yaşamıştır.

Topkapı Sarayı Fatih Sultan Mehmed tarafından 1478’de yaptırılmış, Abdülmecit’in Dolmabahçe Sarayı’nı yaptırmasına kadar yaklaşık 380 sene boyunca devletin idare merkezi ve Osmanlı padişahlarının resmi ikametgahı olmuştur. Kuruluş yıllarında yaklaşık 70.000 m.² lik bir alanda yer alan sarayın bugünkü alanı 80.000 m² dir.

Sultanahmet Camii

Sultan Ahmet Camii, 1609-1616 yılları arasın ... devamı - Close

Sultan Ahmet Camii, 1609-1616 yılları arasında Osmanlı Padişahı I. Ahmed tarafından İstanbul'daki tarihî yarımadada, Mimar Sedefkâr Mehmed Ağa'ya yaptırılmıştırCami mavi, yeşil ve beyaz renkli İznik çinileriyle bezendiği için ve yarım kubbeleri ve büyük kubbesinin içi de yine mavi ağırlıklı kalem işleri ile süslendiği için Avrupalılarca "Mavi Camii (Blue Mosque)" olarak adlandırılır. Ayasofya'nın 1935 yılında camiden müzeye dönüştürülmesiyle, İstanbul'un ana camii konumuna ulaşmıştır.

Aslında Sultanahmet Camii külliyesiyle birlikte, İstanbul’daki en büyük ekslerinden biridir. Bu külliye bir cami, medreseler, hünkar kasrı, arasta, dükkânlar, hamam, çeşme, sebiller, türbe, darüşşifa, sıbyan mektebi, imarethane ve kiralık odalardan oluşmaktadır. Bu yapıların bir kısmı günümüze ulaşamamıştır.

Ayasofya Müzesi

Ayasofya, İstanbul'da tarihî bir m&u ... devamı - Close

Ayasofya, İstanbul'da tarihî bir müze. Bizans İmparatoru I. Jüstinyen tarafından, 532-537 yılları arasında İstanbul'un tarihi yarımadasındaki eski şehir merkezine inşa ettirilmiş bazilika planlı bir patrik katedrali olup, 1453 yılında İstanbul'un Osmanlılar tarafından alınmasından sonra, Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürülmüştür. 1935 yılından beri ise müze olarak hizmet vermektedir.Ayasofya, mimari bakımdan, bazilika planı ile merkezî planı birleştiren, kubbeli bazilika tipinde bir yapı olup kubbe geçişi ve taşıyıcı sistem özellikleriyle mimarlık tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak ele alınır.

Yerebatan Sarnıcı

Yerebatan Sarnıcı İstanbul'daki en b&uum ... devamı - Close

Yerebatan Sarnıcı İstanbul'daki en büyük kapalı sarnıçtır. Ayasofya binasının batısındaki küçük binadan girilir. Sütun ormanı görünümündeki mekanın tavanı tuğla örülü, çapraz tonozludur. Zamanında civardaki bir bazilikadan dolayı bu isimle anılmıştır.

Hâlihazırda İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür A.Ş. tarafından işletilen Yerebatan Sarnıcı, müze olmanın yanında ulusal ve uluslararası birçok etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır.

Kapalı Çarşı

Kapalıçarşı, İstanbul kentinin merke ... devamı - Close

Kapalıçarşı, İstanbul kentinin merkezinde Beyazıt, Nuruosmaniye ve Mercan semtlerininin ortasında yer alan dünyanın en büyük çarşısı ve en eski kapalı çarşılarından biridir. Kapalıçarşı'da yaklaşık 4.000 dükkan bulunmaktadır ve bu dükkanlarda toplam çalışan sayısı yaklaşık 25.000'dir. Gün içerisindeki en yoğun zamanlarında içinde yarım milyona yakın insan barındırdığı söylenir. Yılda 91 milyon turisti ağırlayan çarşı, dünyanın en fazla ziyaret edilen turistik mekanıdır

Mısır Çarşısı

Bizans zamanında Makro Envalos adında bir &cc ... devamı - Close

Bizans zamanında Makro Envalos adında bir çarşının aynı yerde bulunduğu rivâyet edilmektedir. Bugünkü yapı, 1660 yılında Turhan Sultan tarafından Hassa baş mimarı Kâzım Ağa'ya yaptırılmıştır. Önceleri Yeni Çarşı ya da Vâlide Çarşısı olarak anılan ve rivâyete göre Mısır'dan alınan vergilerle inşâ edilen çarşı, 18. yüzyıldan sonra bugün bilinen adıyla anılmaya başlanmıştır. 1691 ve 1940'ta iki büyük yangın tehlikesini atlatmıştır. Çarşı, son olarak 1940-1943 yılları arasında İstanbul Belediyesi tarafından restore edilmiştir.

Aya İrini Kilisesi

Aya İrini (Yunanca: Ναός &tau ... devamı - Close

Aya İrini (Yunanca: Ναός της Αγίας Ειρήνης Tanrısal Barış ya da Kutsal Barış[1]), İstanbul'da, Topkapı Sarayı'nın birinci avlusunda, Ayasofya'nın yakınında ve onunla çağdaş olan tarihî bir müze.

Küçük Ayasofya

Küçük Ayasofya Camii; Emin&oum ... devamı - Close

Küçük Ayasofya Camii; Eminönü İlçesi’nde Cankurtaran ve Kadırga semtleri arasında Bizans İmparatoru İustinianos tarafından kilise olarak inşa edilmiştir. 530’lu yıllarda inşa edilen Sergios ve Bakhos adlı bu kilise, İstanbul’un fethinden sonra II. Bayezid döneminde Darüssaade Ağası Hüseyin Ağa tarafından camiye dönüştürülmüş, camiye dönüştürülmesinden sonra avlunun etrafına zaviye hücreleri ve Hüseyin Ağa’nın türbesi inşa edilmiştir.
 
Duvar örgüsü taş ve tuğladan olan, kare plan üzerine kubbeli olarak bina edilen cami; 1648 ve 1763 yıllarındaki depremlerde zarar görmüş ve 1831 yılında elden geçirilmiştir. 1860 yılında yapının yakınından geçen demir yolu hattı da yapıya büyük ölçüde hasar vermiştir. Ayrıca; caminin barok üslupta inşa edilmiş eski minaresinin 18 yy.ın ikinci yarısından sonra inşa edildiği düşünülmektedir. Bu minare 1936 yılında bilinmeyen bir nedenle yıktırılmış ve uzun süre bu şekilde kaldıktan sonra 1955 yılında caminin bugünkü minaresi, camiye ilave edilmiştir. Avludaki sekizgen havuzlu tarihi mermer şadırvan da 1938 yılında yıkılmıştır.